İsa'nın ölümüne İlİşkİn çelİşkİlİ Müslüman görüşlerİnİn olası nedenlerİ
- kesfetmekursu
- 7 Tem
- 7 dakikada okunur

Yukarıda açıklandığı gibi, Müslüman yorumcular İsa'nın ölümü sorusuna çok çelişkili cevaplar
vermektedir. Bazıları Kuran'ı, İsa'nın yaklaşık 2000 yıl önce öldüğü şeklinde anlarken başkaları İsa'nın dünyadan ayrılmasıyla ilgili mevcut metinleri İsa'nın ancak zamanın sonunda, nihai yargıdan kısa bir süre önce öleceği şeklinde yorumlamaktadır. Yine başkaları ise İsa'nın asla doğal bir ölüm tatmayacağı sonucuna varmaktadır. Kanımca bu kaotik durumun üç ana nedeni vardır:
İsa'nın ölümüne İlİşkİn çelİşkİlİ Müslüman görüşlerİnİn olası nedenlerİ
(i) Bağlamın ihmal edilmesi: Müfessirler bağlamı ve mevcut ayetlerde hitap edilen kitleyi yeterince ciddiye almamaktadır. Örneğin, Al-i İmran 3:55'teki ifadelerin Necranlı Arap Hristiyanlardan oluşan bir heyetin ziyareti bağlamında söylendiği bilinmektedir. Bu ayetleri yorumlarken bu dinleyicilerin İsa'nın dünyadan ayrılmasıyla ilgili görüşleri de dikkate alınırsa, Kur'an'ın neyi amaçladığı daha iyi anlaşılabilir. Benzer şekilde, Nisa 4:157-159'daki ayetlerin bağlamı, Hz. Muhammed'in Yahudilerle İsa'nın çarmıha gerilmesi hakkında konuştuğunu açıkça ortaya koymaktadır. Dolayısıyla burada, Hristiyan görüşlerin açıklığa kavuşturulması yahut hatta düzeltilmesi söz konusu değildir, ancak açıkça Yahudilerin İsa'nın ölümü konusundaki yanlış algılamalarına hitap edilmektedir. Eğer önce Yahudilerin bu konudaki görüşleri incelenirse, Hz. Muhammed'in cevabı çok daha anlamlı olacaktır.
(ii) Aceleci uyumlaştırma: Birçok müfessir, İsa'nın yeryüzünden ayrılmasına ilişkin dört farklı ifadeyi uyumlaştırmaya çok heveslidir. Elbette, İsa'nın ayrılmasıyla ilgili çeşitli Kur'an ifadelerinin birbiriyle çelişmediğini varsaymak gerekir, ancak bu, aynı konunun ele alınışının hedef gruba bağlı olarak ayrıntılarda nasıl değiştiğini dikkatle dinlemek zorunda olmadığımız anlamına gelmez. Kur'an'ın İsa'nın ayrılması konusunu hem Hristiyanlara (Al-i İmran 3:55) hem de Yahudilere (Nisa 4:157) yönelik açması gerçeği bir avantaj olarak kullanılmalıdır: Kur'an, ilgili hitap edilen grupların fikirlerine nasıl tepki vermekte, hangi mevcut görüşleri destekliyor, hangileriyle çelişiyor? Sadece bir örnek vermek adına: Konunun 4:157-159'daki ele alınışının 3:55'tekinden çok daha duygusal olduğu göz ardı edilemez. 4:157'de Yahudi anlayışı tümüyle reddedilip düzeltilirken - siz ne öldürdünüz ne de çarmıha gerdiniz; gerçeği bilmiyorsunuz; şüphe içindesiniz - Kur'an Hristiyanların görüşünü destekler görünmektedir: '... Ve sana uyanları kıyamet gününe kadar kâfirlerden üstün kılacağım...' (Al-i İmran 3:55). İsa'nın takipçilerinin yanlış yolda olduklarına ve Hz. Muhammed tarafından düzeltilmeleri gerektiğine dair tek bir söz bile geçmez. Aksine, onların söz dinlerliği inanmayanlara karşı 'Kıyamet Günü'ne kadar' ('Hz. Muhammed tarafından düzeltilene kadar' değil!), üstünlük getirir. Bu değerlendirmelere dayanarak, tefsirlerin Kuran'ın ifadelerini ilgili bağlamda incelemeye bile çalışmayıp - uyum sağlama niyetiyle - yukarıda belirtilen dört pasajdan sadece birini tercih etmeleri çok yararlı değildir. Örneğin, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın resmi internet sitesindeki tefsir çalışmasında, 3:55 ayeti altında yalnızca şu az yardımcı referans bulunmaktadır: ‘Hz. Îsâ’nın dünya hayatının son bulması ve nezd-i

ilâhîye yükseltilmesi konusu, onun öldürüldüğü ve çarmıha gerildiği iddiaları ile yakından ilgili olduğundan Nisâ sûresinin 155-158. âyetlerinin tefsirinde ele alınacaktır.'1 Ancak, daha sonra Nisa 4:155-161'in ilgili açıklanması okunduğunda, yalnızca aşağılayıcı bir şekilde, Al-i İmran 3:55'teki ifadenin Nisa 4:155-161'deki ifadeye kıyasla gerçek anlamda etkili olmadığı belirtilir.2 Tüm tefsir çalışmasının hiçbir yerinde 3:55'in gerçek bir yorumuna dair uzaktan bile olsa bir girişimde bulunulmamıştır. 3:55'teki ifade tümüyle Nisa 4:155-161'deki ayetler tarafından örtülmektedir. İki metni bu şekilde uyumlaştırmak konunun doğru anlaşılmasına pek katkıda bulunamaz.
(iii) Yorumbilimsel (hermenötik) merkezin yerelleştirilmesi: Yukarıda bahsedilen Tefsir çalışmasında Al-i İmran 3:55'in ele alınmaması başka bir soruna işaret etmektedir: İslam yorumcuları arasında Nisa 4:157-159 İsa'nın dünyadan ayrılması konusunun merkezi ifadesi haline getirilmiştir. Diğer üç pasaj da bu hermenötik merkezin ışığında anlaşılmaktadır. Bu amaç uğruna, birçok eleştirmenin daha önce işaret ettiği gibi, aslen açık ifadeler muğlak yardımcı yapılarla yeniden yorumlanmak zorundadır.
(a) Müteveffîke (Al-i İmran 3:55), teveffeytenî (Maide 5: 117) ve emûtu (Meryem 19:33) fiillerinin hepsi de sorun yaratmadan İsa'nın fiziksel ölümüne atıfta bulunduğu şeklinde yorumlanabilir. Hatta Meryem 19:33'teki emûtu (mevt), Kuran'da normalde ölüm için kullanılan sözcüktür.3 Müteveffîke (Al-i İmran 3:55) ve teveffeytenî (Maide 5:117 ), Kur'an'da 66 kez geçen w-f-y köküne dayanmaktadır. Bu 66 defanın 25'i, 3:55 ve 5:117'deki fiillerle aynı yapıdadır. Bu ayetlerin çoğu, hiç şüphesiz, fiziksel ölümden bahseder ve hatta birinde Hz. Muhammed'in ölümü söz konusudur (Mümin 40:77 4). Bu fiiller, 4:157 vd. ayetlerinin yaygın yorumuyla uyum sağlamak amacıyla, yakın bağlamda buna dair bir gerekçe olmamasına rağmen 'uyutmak' ya da 'uzaklaştırmak' olarak yeniden yorumlanmıştır.
(b) 3:55 ve 19:33 ayetlerindeki ölüm - diriliş - Allah'a yükseltilme şeklindeki açık sıralama, 4:157 vd. ayetlerinin yorumu ışığında sorgulanmış ve İsa'nın önce Allah'a yükseltileceği, sonra zamanın sonunda yeryüzünde ölümü tadacağı ve daha sonra son yargı için diriltileceği şeklinde değiştirilmiştir: Allah katına yükseltilme - ölüm - diriliş (- tekrar Allah katına yükseltilme).
Dördüncü bir metnin yorumunu haklı çıkarmak için üç açık Kur'an metnini muğlak bir şekilde yeniden yorumlamak zorunda kalma durumu pek tatmin edici değildir. Tersine, eğer Nisa 4:157-159 tartışma dışı bırakılıp sadece diğer üç pasaj dikkate alınsaydı, İsa'nın ölümüyle ilgili İncil'de ayrıntılı olarak yer alan anlatım, Kuran tarafından da açıkça desteklenmiş olurdu.

Nisa 4:157-159'u tefsir merkezine yükseltme eğilimine karşı bir başka argüman da, onun bu dört pasaj arasında en zor ve tartışmalı olanı olmasıdır:
(1) Nisa 4:157-159'un yaygın yorumu yalnızca - eleştirmenlere göre - güvenilir (sahih) olmayan hadislere dayanmaktadır5 , ancak mevcut metnin incelenmesinden mantıksal olarak ortaya çıkmamaktadır. Gramatik ve dilbilimsel bir yoruma yönelik hakiki bir girişim ilk defa ancak Zemahşerî (ö. 538/1144) tarafından yapılmıştır.6 O ilginçtir ki, kullandığı yöntem sayesinde bu ayetlerin yaygın anlayışından çok farklı bir yorum sunmuştur.7
(2) Mevcut Nisa 4:157-159 pasajını hadis rivayetlerinin yardımıyla anlamak bir acil çözümdür, ve başka şeylerin yanı sıra, 4:1578'de bir hapax legomena9'nın geçmesinden kaynaklanmaktadır: 'Shubbiha lahum'. Ancak bu ifade, ayeti anlamaya yönelik yorumun tam merkezinde yer almaktadır. Bu ifadeyi tercüme etmek için yapılan çeşitli girişimleri incelemek ilgi çekicidir: Oldukça tarafsız, sade bir anlam olan, 'fakat onlara öyle göründü' (Diyanet İşleri Meali (Eski))'den; geleneksel anlayışa kadar - ancak bunun için birçok yorumsal ekleme eklenmelidir (bkz. parantezler içindeki metin) - ‘'Fakat (öldürülen ve asılan adam) kendilerine (Îsâ) gibi gösterildi' (Hasan Basri Çantay Meali).
Yukarıdaki açıklamalara dayanarak, Nisa 4:157-159'un tercih edilmesini haklı çıkaracak geçerli nedenlerin olması gerekir. Birçok yorumcu bize bu nedenleri sunmakta başarısız olmaktadır. Benim arzum, yukarıda sıralanan tuzaklardan kaçınarak, İsa'nın dünyadan ayrılmasıyla ilgili dört metnin birleşik bir yorumunun oldukça mümkün olduğunu göstermektir. Nisa 4:155-161 bu konunun İslami yorumunun merkezinde yer aldığından, bu ayetleri tefsir merkezine yükseltmeye karşı yukarıda belirtilen itirazlara rağmen, yine de ilk olarak bu metine yöneleceğiz.
1 Al-i İmran 3:55 ayetinin yorumuna ilişkin şu açıklama bulunmaktadır: ‘Hz. Îsâ’nın dünya hayatının son bulması ve nezd-i ilâhîye yükseltilmesi konusu, onun öldürüldüğü ve çarmıha gerildiği iddiaları ile yakından ilgili olduğundan Nisâ sûresinin 155-158. âyetlerinin tefsirinde ele alınacaktır.’
(Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 1 Sayfa: 584-585 in https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/%C3%82l-i%20%C4%B0mr%C3%A2n-suresi/348/55-ayet-tefsiri (besucht: 30/05/2023).
2 ‘Burada sayılanlar arasında yer alıp açıklanması gereken önemli bir tarihî vak‘a Hz. Îsâ’ya yönelik ihanet ve bunun sonucunda meydana gelen olaylardır. Gerçi Âl-i İmrân’da (3/55) Hz. Îsâ’nın “vefat ettirilmesi ve Allah nezdine kaldırılması” konusuna temas edilmiştir. Ancak orada da bu vefatın ve kaldırılmanın nasıl ve ne zaman olduğu konusunda açıklık yoktur. Burada açık olarak ifade edilen husus ise Hz. Îsâ’nın yahudiler tarafından katledilmediği ve aşağıda açıklanacak olan “salb” (çarmıha germe) olayının da Hz. Îsâ üzerinde gerçekleşmediğidir.’ (Kur'an Yolu Tefsiri Cilt: 2 Sayfa: 176-181, https://kuran.diyanet.gov.tr/tefsir/Nis%C3%A2-suresi/648/155-161-ayet-tefsiri (27/10/2022)
3 Todd Lawson, Crucifixion, s. 40.
4 ‘Sen sabret! Şüphesiz Allah’ın verdiği söz gerçektir. Onları tehdit ettiğimiz azâbın bir kısmını sana göstersek de (ya da göstermeden önce) seni vefât ettirsek [neteveffeyenneke] de, sonunda onlar bize döndürüleceklerdir’ (Mümin 40:77).
5 'Araştırmalar, İsa’nın çarmıha gerilmesiyle ilgili olarak Peygamber’e dayanan (hadis-i nebevi) ya da “hadis-i kudsi” olarak adlandırılan, yani Allah’ın doğrudan sözlerini aktaran hadislerden hiçbirini ortaya çıkaramamıştır. Bu konudaki rivayetlerin en eski kaynağı İbn Abbas’tır. Kendisine atfedilen tefsir bir yana, sonraki tefsirciler de bu ayetle ilgili rivayetlerde onu bir kaynak olarak göstermektedir.'
(Aslı: ‘Research has been unable to produce any ahādīth on the crucifixion of Jesus which go back to the Prophet (ḥadīth nabawī), or of that category termed ḥadīth qudsī, i.e. ḥadīth which transmit the direct speech of God. The oldest authority for any tradition on the subject is Ibn ‘Abbās. Aside from the tafsīr attributed to him, later exegetes cite him as an authority for traditions about this verse.’) (Todd Lawson, Crucifixion, ss. 71f.). ‘For several reasons, the traditions associated with Ibn ‘Abbās are generally thought to be untrustworthy, at least as far as the ascription is concerned’ (Todd Lawson, Crucifixion, s. 78). 'İkame efsanesinin açık ara en popüler versiyonları, Wahb’ın rivayetlerine dayanmaktadır. Wahb, Yahudilik ve Hristiyanlık konusundaki bilgisiyle tanınan, en eski dönemlere ait Yemenli bir alimdir. Kendisi ve edebi mirası üzerine çığır açıcı bir çalışma, Heidelberg’den Profesör Khoury tarafından yayımlanmıştır. Wahb, Kutsal Kitap’taki diğer konularla ilgili birçok rivayetin kaynağıdır ve modern zamanlarda onun tefsir ve Kutsal Kitap ile ilgili rivayetlerinin çoğu, “İsrâ’îliyât”, yani İslam’a yabancı ve hatalı bilgi olarak kınanmıştır. Bu bağlamda, İsa’nın çarmıha gerildiğini reddeden en etkili rivayetlerin onun otoritesine dayandırılması bir bakıma ironiktir. Çeşitli konularda birçok kitabın yazarı olan Wahb, güvenilirlikten “küstah bir yalancı”ya kadar değişen bir şöhrete sahipti.‘ (By far the most popular versions of the substitution legend are related on the authority of Wahb. He is the Yemeni scholar of the earliest times who is best known for his knowledge of Judaism and Christianity. Ground-breaking scholarship on him and his literary legacy was published by Professor Khoury of Heidelberg. Wahb is the source of many traditions dealing with other biblical subjects and in modern times much of his exegetical and biblical tradition has been anathematized as “Isrā’īliyyāt”, that is, faulty knowledge foreign to Islam. In light of this, it is somewhat ironic that the most influential traditions denying that Jesus was crucified are traced to his authority. As the author of several books on various subjects, Wahb acquired a reputation that varied from trustworthy to “audacious liar.”’) (Todd Lawson, Crucifixion, ss. 74f.).
6 ‘We have seen an interest in grammar before with al-Zajjāj. But is is still true that no one before al-Zamakhsharī went into such detail on grammatical problems in their tafsīr.’ (Todd Lawson, Crucifixion, s. 153).
7 Al-Zamakhshari, gramer ve dilbilimsel tefsiriyle, ikame hadislerine dayanan geleneksel yoruma karşı çıkarak, ayetin İsa’nın bir kişiye ya da bir kişinin İsa’ya eşleştirildiğini ifade etmediğini, aksine Yahudilerden gizlenen şeyin aslında tartışma konusu olan İsa’nın çarmıha gerilmesi olduğunu ortaya koymaktadır: ‘If it is “the affair” that is rendered obscure and not Jesus who is “made similar” to someone else or someone else who is “made similar” to Jesus, then this makes room for a break with the substitution legend and its use in solving the linguistic problem in the Qur’an.” (Todd Lawson, Crucifixion, s. 153).
8 'This phrase represents the single Qur’anic usage of this form of the root. As an example of hapax legomenon, it is among some of the most controversial locutions in exegesis. This distinction should not be forgotten in the following chapters where lexical equivalents are rarely offered for shubbiha. All definitions of the verb have been obtained by deducing a general meaning of “substitution” from the legends [hadiths on substitution] .…’ (Todd Lawson, Crucifixion, s. 48).
9 'Hapax legomenon, (Yunanca: ἅπαξ λεγόμενον) (çoğul: hapax legomena) bir dokümanda ya da bir edebi eserde "yalnızca bir kez geçen (sözcük)" anlamına gelen Yunanca kökenli bir deyiştir. Bir defa anlamına gelen "hapax" ile, söylemek anlamına gelen "legein" fiilinin edilgen hali "legomenon"'un birleşmesiyle oluşur.
Çevirisi yapılan bir metinde çoğunlukla anlamının çözümlenebilirliği konusunda zorluk yaratabileceği gibi, daha önce çözümlenememiş bir dil ya da metinde anahtar işlevi görebilir.‘ (Wikipedia katılımcıları. Hapax legomenon [Internet]. Vikipedi, Özgür Ansiklopedi; 2025 Ağu 21, 09.24 UTC [cited 2026 Tem 7]. Alındığı yer: https://tr.wikipedia.org/w/index.php?title=Hapax_legomenon&oldid=35873523).

1_(cropped).png)
Yorumlar